Estağfurullah’a Nasıl Cevap Verilir?
İzmir’de yaşıyorum. 25 yaşımdayım. İçten içe her şeyi fazla düşünen, fakat dışarıdan sürekli espri yapan, insanları güldürmeye çalışan bir genç yetişkinim. Bir yandan kafamda bin bir tane soru dönerken, diğer yandan “Aman be, bu meseleler önemli değil” diye geçiştirmeye çalışırım. Ama asıl mesele şu: Estağfurullah. Evet, o büyülü kelime. Hem saf, hem de bazen abartılı. Peki, bu kelimeye nasıl cevap verilir? Hadi bunu biraz eğlenceli bir şekilde irdeleyelim.
Estağfurullah Ne Demek?
Öncelikle, “Estağfurullah” kelimesinin ne anlama geldiğini hatırlayalım. Dini bir terim gibi görünebilir, ama aslında günlük hayatta daha çok minnettarlık ve tevazu ifadesi olarak kullanılıyor. Birisi size teşekkür ettiğinde, ya da size karşı bir iyilikte bulunduğunda, “Estağfurullah” diyerek karşılık vermek, aslında karşıdaki kişinin yaptığı iyiliği küçümsemek değil, kendinizi fazla övmemek anlamına gelir. Yani, kısacası: “Yok canım, o kadar da değil!” diyorsunuz, ama aslında minnet duygusunu da kaybetmiyorsunuz.
Peki, Estağfurullah’a Nasıl Cevap Verilir?
Bu sorunun cevabı, birkaç farklı boyutla ele alınabilir. Hem samimi, hem mizahi, hem de bazen biraz “çağdaş” bir şekilde karşılık vermek mümkün. Gelin, bu süreci biraz eğlenceli bir şekilde inceleyelim.
1. Klasik Cevap: “Estağfurullah, Ne Demek!”
Bu cevabı, özellikle yaşça büyük birisi size “Estağfurullah” dediğinde kullanabilirsiniz. Bunu yaparken yüzünüzde minik bir gülümseme, hafif bir kafa sallama… Bir anlamda, “Benim için herhangi bir şey değil” derken, aslında “Bunu hak etmedim, ama teşekkür ederim” demek istemiş oluyorsunuz. İşte o an gerçekten tam bir İzmirli oluyorsunuz. Çünkü İzmir’de böyle durumlarda hem samimi hem de rahat olmanız beklenir. İçten bir şekilde, “Estağfurullah, ne demek, yaa!” demek, o anki atmosferi daha da yumuşatır.
> İç Ses: “Yine klasik bir İzmirli cevabı, ama işte içten olmalı, değil mi?”
2. Cevap: “Estağfurullah, Ben Hangi Yüce İnsanın Karşısındayım?”
Bu cevabı, biraz daha eğlenceli ve mizahi bir şekilde verebilirsiniz. Diyelim ki arkadaşınız size, “Aman ya, çok tatlısın” dedi. Hemen cevabınızı yapıştırın: “Estağfurullah, ben hangi yüce insanın karşısındayım ki?” Bu, hem eğlenceli hem de arkadaşınıza minnettarlığınızı ifade eden bir cevap olur. Hem kendi kendinize gülerken, bir yandan da gülümsemeyi unutmamalısınız. Kimseyi fazla ciddiye almamak, ama durumu yine de zarif bir şekilde geçiştirmek gerekiyor.
> Diyalog:
> Arkadaş: “Ya, sen tam bir yıldızsın! Gerçekten harika bir insansın!”
> Siz: “Estağfurullah, ben hangi yüce insanın karşısındayım ki? Ben sadece bir İzmirliyim.”
3. Minimalist Cevap: “Hadi Oradan!”
Bazen, o kadar abartılı şekilde karşılık veren bir insana denk gelirsiniz ki, hemen “Estağfurullah’a nasıl cevap verilir?” sorusunu kendinize sorarsınız. Ama bazen bu kadar da mütevazı olmak gereksizdir. O an, biraz daha neşeli ve şakacı bir cevap verebilirsiniz. Mesela, bir arkadaşınız size sürekli “Aman ya, sen harikasın!” dediğinde, “Hadi oradan!” diyebilirsiniz. Bu cevabın özü şudur: “Beni fazla abartma, ben de insanım.” Tam da bu noktada, hem kırıcı olmadan hem de şaka yaparak dengeyi bulabilirsiniz.
> İç Ses: “Şu an biraz da kıskanıyor olabilirler, neyse, keyfini çıkar.”
4. Cevap: “Estağfurullah, Ben Sadece Günlük Ayakta Durmaya Çalışıyorum”
Daha derin bir cevap vermek isterseniz, bazen bu da olur. “Estağfurullah” diyerek karşılık verdiğinizde, biraz da ciddi bir hava katmak gerekebilir. “Ben sadece günlük ayakta durmaya çalışıyorum” gibi bir cevap, hem mizahi hem de biraz da gerçekçi olabilir. Çünkü bazen gerçekten o kadar yoğun ve karmaşık bir hayatımız var ki, kendimizi övmek, yüceltmek bir yana, bir an bile ayakta durmaya çalışıyoruz.
> Diyalog:
> Arkadaş: “Aman ya, o kadar da iyisin ki!”
> Siz: “Estağfurullah, ben sadece günlük ayakta durmaya çalışıyorum, ne iyiliği?”
5. Sona Doğru: “Estağfurullah, Ama Benim İçimde Bir Kırgınlık Var”
Bu daha da derin bir cevap olabilir. Gerçekten sıkıldığınızda ya da ruh halinizin biraz bozuk olduğu bir anı yansıtabilir. Eğer biri size “Estağfurullah” dediğinde, içinizden “Evet, bu kadar da değil, aslında biraz daha takdir edilmeliyim” diye düşünüyorsanız, işte o zaman bu cevabı kullanabilirsiniz. Tamam, bu belki mizahi değil, ama bazen en güzel espri, biraz da içsel derinlikten gelir. Sonuçta, sadece dışarıya gülümsemek değil, bazen içsel huzura da ihtiyacımız var, değil mi?
> İç Ses: “O kadar da küçük şeylere takılmamalısın ama işte, bazen yapıyorum ne yapayım?”
Estağfurullah’ın Derinliği
“Estağfurullah” gerçekten de yalnızca bir kelime değil, derin bir anlam taşır. Bu kelime, bir tür öz saygı ve alçakgönüllülük içerir. İnsanlar arası ilişkilerde zaman zaman fazla yüceltilen bir kişi, bazen çok alçakgönüllü olabilir. Bu kelime, o dengeyi bulmak için bir fırsattır. Bazen mizahi bir şekilde, bazen de ciddi bir duruşla bu kelimeye cevap veririz.
Ve tabii ki, her cevap bir durumun özüdür. Eğer çok daha samimi bir şekilde konuşmak isterseniz, cevaplarınız da ona göre şekil alır. Ama unutmamanız gereken şey şu: Her cevap, o anki ruh halinizin bir yansımasıdır. Estağfurullah’a nasıl cevap verilir? sorusunun kesin bir cevabı yoktur. Yalnızca, kendinizi en rahat ve en samimi şekilde ifade etmeniz gerekmektedir.
Sonuç: Estağfurullah’la Eğlenceli Bir Sohbet
Sonuç olarak, Estağfurullah’a nasıl cevap verilir? sorusunun cevabı, biraz da kişiliğinize ve o anki ruh halinize bağlıdır. Mizah, rahatlık ve samimiyet, bu kelimenin cevabında en önemli unsurlar olabilir. Her zaman doğru cevabı bulamayabilirsiniz, ama önemli olan, içtenlikle ve eğlenceli bir şekilde karşılık vermektir. İzmirli olmanın belki de en güzel tarafı, her durumda rahat olabilmektir. O yüzden, bir dahaki sefere “Estağfurullah” dediğinizde, cevabınızı bulduğunuzda, gülümsemeyi unutmayın!